Kıtlık ve Bolluk. Avrupa'da Yemeğin Tarihi

65,00 TL 55,25 TL

-
+
Sepete ekle
ISBN / ISSN: 9786059386340
Basım yılı ve yeri: 2018 / İstanbul
Cilt Tipi: Karton kapak
Kondisyon: Yeni
Dil: Türkçe
Ürün Boyutları: 135 x 210 mm
Ürün Ağırlığı: 500 gr

1-3 iş günü içinde teslim

3D Secure

Güvenli ödeme

Hızlı teslimat

1-3 iş günü içinde teslim

256 Bit SSL ile

Güvenli alışveriş

Genel Açıklama

224 s, Türkçe.



Bu kitap, Avrupa’da yemeğin tarihini ve bunun iki bin yılı aşkın bir süre içerisinde, Avrupa kültürlerinin evriminde oynadığı rolü ele alıyor. Yemek hayatta kalabilmek ve kültür için bir önkoşul, ulusal ve emperyal ihtirasların itici gücü, üretim ve tüketim biçimi; bölgelerin, sınıfların ve bireylerin kimlik ve statülerinin bir ifade biçimiydi ve hâlâ da öyle.



Zor zamanlarda, yaşamın amacı yemeğin aracı haline gelmişti. Savaş ve dağılma dönemlerinde yağma yaygın hale geldiğinde, yamyamlığa bile rastlanıyordu. Bolluk zamanlarında ise, yemeğin lezzeti ve hazırlanışı onun varlığı kadar önemli hale geliyordu. Massimo Montanari’nin de gösterdiği gibi, yemeğin tarihi garip zıtlıklarla dolu. Yakın zamana kadar halk, etleri ve tahılları tuzlayarak ya da kurutarak saklarken, soylular, daha Roma zamanından beri, yiyecekleri mevsim dışında, örneğin çileği kışın, şeftaliyi ilkbaharda yemeye itibar ederlerdi. Şimdi ise yiyeceklerin çoğu yıl boyu bulunabildiğinden, her şeyi zamanında yemek bir ayrıcalık haline geldi. Vejetaryenlik ete ulaşabilirliğin bir göstergesi oldu. Eskiden diyet ne yediğiniz anlamına gelirken, şimdi ne yemediğiniz anlamına geliyor.



Avrupa’nın yemekle ilişkisi nadiren düz bir ilişki olmuştur. Bu geniş kapsamlı tarih araştırmasında yazar Avrupa’nın sınıfları, bölgeleri ve ulusları, Eskiçağın alışkanlıklarıyla günümüzün sorunları arasında ustaca gidip geliyor. Tüketim, üretim ve lezzetin içiçe geçmiş evrimini inceleyerek, bunların hem geçmişte Avrupa’nın çeşitli kültürleri ve halkları arasında neyi ortaya koyduklarını hem de bugün ne anlama geldiklerini gösteriyor.



 


Teslimat Koşulları